İmzanız Sizi Yansıtır

Reşat Çiğiltepe
30 Ağustos 2020
Uzay Kelebeği
5 Eylül 2020

İmzanız Sizi Yansıtır

İmzaya eklenen tüm satırlar, süslemeler veya ayırt edici unsurlar, imzanın kolayca taklit edilememesini sağlarken bilinçsiz bir şekilde imza sahibi ile ilgili bilgileri de ortaya çıkarır. Çocukluktan imzaların oluşturulduğu güne kadar insanın aklından geçen imza teknikleri bireyin kişiliği hakkında birçok anlam içerir. 

İnsanların isimlerini nasıl yazdığı ve imzalarına kattıkları çizgiler bireyin kişilik özelliklerini anlayabilmemizi sağlar.

  • Tam ismi yazmak, kişinin kendisinden memnun olduğunu ve  kendini kabul ettiğinin bir işaretidir.
  • İsmin kısaltılması veya atlanması, çocuklukta yaşanan deneyimlerin bir kısmını reddetme ve geçmişin unutulma isteğinin bir göstergesidir.
  • Soy ismini kısaltmak veya atlamak, bilinçaltında kalan çözülmemiş bir anne-baba sorununa işaret eder.
  • Yalnızca ismin ve soy ismin baş harflerini yazmak, kişinin içinde ağır bir suçluluk duygusu taşıdığını gösterir.
  • Farklı satırlarda yazılan isim ve soy isim, kişinin kendisini önemsemediğini ve kendi içerisinde farklı karakterlere bölünmesine sebebiyet veren bir sorun yaşadığını gösterir.

İmzada kullanılan çizgiler gibi boyutu da önemlidir. Büyük imzalar, toplum içerisinde yüksek statü kazanmak ya da fark edilmek isteyen kişilerde görülürken küçük boyutlu imzalar, kişinin çok göze batmayan bir yaşam tarzı yaşamak istediğini gösterir. İsim, soy isimden büyük şekilde ifade edilirse kişinin çocuklukta yaşadığı bir olaya; soy isim, isimden büyük şekilde ifade edilirse toplumsal açıdan başarılı olmayı temsil eder. 

Grafolojide “daha az imza, daha çok kişilik anlatır” diye bir söz vardır. Daha basit ve kısa bir şekilde atılan imzalar kendilerini daha güvende hisseden insanların kaleminden çıkarken tam tersi de büyük imzalar için geçerlidir. İmza sahibinin özelliklerini anlatan çizgi faktörü de vardır.

  • Çevreleyici imza, ismi çevreleyen çizgilerin bulunduğu imzadır. Kişideki güvensizlik, bağımlılık, toyluk ve anneye karşı güçlü bir bağlanma duygusunun belirtileridir. Ek olarak bireyin gizli bir biçimde kendini reddetme duygusu olduğu için kendini gizleme ihtiyacını da ifade eder.
  • İsmin üstünün çizildiği imzalar, bireyin ebeveynleri, özellikle de babası tarafından bir saldırıya maruz kalma korkusunu ifade eder.
  • İsmin okunamadığı imzalar,  bireyin gerçekte kim olduklarını göstermekten korkan ya da bundan kaçan bir kişinin ifade biçimi olarak yorumlanabilir. 

İmzanın, bir kağıdın hangi yerine atıldığı da insanlar ve dünya ile kurdukları bağın özellikleri hakkında ipuçları da verir.

  • Sola doğru eğik atılan imzalar, hayal kırıklığının ve başkalarından korkmanın bir göstergesidir. Bu insanlar hedeflerine ulaşabilmek için kendilerine birtakım sınırlar koyarlar.
  • Düz atılan imzalar, kişinin karar vermekte zorlanan, planlarını ve projelerini erteleyen bir insan olduğu imajını çizer. İmza büyük ise o kişi daha abartılı hareketler sergileme eğilimindedir.
  • Sağa doğru eğik atılan imzalar, bireyin özgürlüğüne, gururuna ve bireyselliğine önem verdiğini gösterir. Aynı zamanda birçok şey ile meşgul olma ihtiyacının da altını çizer.

Bu veriler bize imzaların sadece resmi işlerde kullanılan karalamalar olmadığını, kişiliğimiz, korkularımız, zevklerimiz, ufak sırlarımız ve hatta hırslarımız hakkında birçok bilgi verdiğini gösterir.

 Hazırlayan: İlknur Yıldız