Reşat Çiğiltepe

3D Yazıcılar
29 Ağustos 2020
İmzanız Sizi Yansıtır
1 Eylül 2020

Reşat Çiğiltepe

Büyük Taarruz, Kurtuluş savaşı sırasında milletimizin düşman ordusuna son ve kesin darbeyi vurarak Anadolu topraklarından atmak için planladığı gizli bir harekattı. 26 Ağustos 1922’de Başkomutan Mustafa Kemal öncülüğünde başlayan mücadelemiz, tarihe bir kez daha Türk kahramanlığını yazdırmıştır. Milletimizin verdiği bu çetin mücadelede önemli askerlerimizinden biri olan Albay Reşat Paşa’nın hikayesi vatanımız için dökülen kanların onurunu nitelemektedir.

Türk edebiyatında adını sıkça duyduğumuz Ziya Paşa‘nın oğlu olarak İstanbul’da doğan Albay Reşat, 1896 yılında Harp Okulu’nu bitirmiş ve kurtuluş mücadelesi verdiğimiz birçok muharebede başarıyla savaşmıştır. Trablusgarp ve Balkan Savaşları’nda başlayan asker hayatı Birinci Dünya Savaşı’nın Çanakkale cephesi, Muş ve Bitlis’in işgalden kurtuluşu ile devam etmiştir. 1918'de İngilizlere esir düşen Reşat Bey, esaretten kurtulur kurtulmaz Aralık 1919'da Milli Mücadele'ye katılmak üzere İnebolu üzerinden Ankara'ya geçmiştir.

Savaşlarda büyük başarılar gösteren Albay Reşat, Mustafa Kemal Paşa‘nın takdiriyle birlikte madalyalar kazanmıştır. Yarbay rütbesi ile İnönü ve Sakarya muharebelerine de iştirak ederek olağanüstü performans göstermiş olup son olarak 57. Alay Komutanlığı görevi verilmiştir. Bizzat Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından, Büyük Taaruzun ikinci gününde, muharebenin ve ülkenin kaderini etkileyecek en kritik mevkide yer alan -Sincanlı Ovasından Dumlupınar'a kadar tüm yolların önündeki en stratejik nokta olan- Çiğiltepe'yi düşmandan temizlemesi emredilmiştir.

27 Ağustos 1922 sabahı Albay Reşat’ın komutasındaki 57. Tümen, Çiğiltepe’yi kuşatmış, düşmanı bu tepeden temizlemeye çalışmaktadır. Bu sırada Albay Reşat ile Başkomutan Mustafa Kemal arasında geçen telefon konuşmaları şöyledir:

Mustafa Kemal (10.30):
– Reşat Bey, bu önemli tepeyi ne zaman alacaksınız?
– Komutanım, yarım saat sonra alacağız.
– Başarılar diliyorum.

Mustafa Kemal (10.45):
– Düşmanın halen direndiğini görüyorum. Gözümüz o tepede, çok önemli.
– Komutanım tepeye düşman bir tümen yığmış direniyorlar. Ama alacağız komutanım, mutlaka alacağız.

Mustafa Kemal (11.00):
– Reşat Bey’i istiyorum.
– Komutanım Reşat Bey size bir mesaj bırakarak intihar etti. Okuyorum, komutanım:
– Yarım saat zarfında bu tepeyi almak için söz verdiğim halde sözümü yapamamış olduğumdan dolayı yaşayamam komutanım.

Mustafa Kemal’in gözlerinden yaşlar boşanır:
– Allah rahmet eylesin, Reşat Bey büyük bir vatanseverdir.

11.45′te Başkomutanın telefonu çalar:
– Çiğiltepe alınmıştır komutanım. Yüzlerce ölüsünü bırakan düşman Sincanlı Ovası’na doğru kaçmaktadır, arz ederim.

Tepe’nin ele geçirilmesindeki 45 dakikalık gecikme için canından vazgeçebilecek kadar sözüne bağlı ve şerefli bir vatanseverdir Albay Reşat. Milletini bir aile bilen bu yürekli kahraman vatanının geleceği için yaptığı onlarca hizmeti bile yeterli görmeyip, 45 dakika geciken zafer için kendini cezalandırmıştır.

Vatanımızın kurtuluşu için verilen tüm canları rahmet ve minnetle anar, 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutlarız!