Işınlanma
25 Nisan 2020
Skin-On Teknolojisi
2 Mayıs 2020

Probiyotikler

İçinde bulunduğumuz pandemi dönemi itibariyle bağışıklık sistemimizin güçlü olmasının ne kadar büyük önem taşıdığını bir kez daha anladığımız şu günlerde dillerden düşmeyen bir kelime haline geldi probiyotikler.

Probiyotik nedir sorusuna vücudumuzda bulunan en başta sindirim ve bağışıklık sistemlerimiz olmak üzere vücudumuza pek çok yarar sağlayan mantar ve bakterilerdir yanıtını verebiliriz. Doğum anında, bebeğin bağırsaklarında bir tane bile bakteri bulunmazken bebeğin doğum kanalından geçtiği andan itibaren annenin doğum kanalından aldığı bakteriler ile bağırsaklarda probiyotikler oluşmaya başlar. Böylelikle vücudumuzda doğal olarak bulunan bu mikrobiyotaların bir kısmı iyi bir kısmı ise kötü bakterilerden oluşur. Sağlıklı olma hali için iyi ve kötü bakterilerin dengede olması gerekir. Probiyotik Yunanca ‘yaşam için’ anlamına gelmekle birlikte probiyotiklerin tarihi, Yunanlılar ve Romalılar tarafından tüketimleri tavsiye edilen ve iyi bilinen peynir ve fermente ürünlerin ilk kullanımına dayanmaktadır.

Bağırsağımızdaki farklı çeşit mikroorganizma toplulukları birçok metabolik işleve sahip olan bağırsak floramızı oluşturur. Probiyotikler ise bu noktada devreye girer: Probiyotikler bağırsak sistemini düzenler, bağışıklığı güçlendirmeye ve kilo kontrolüne yardımcı olur, bağırsak duvarını güçlendirir, kanser riskini azaltır, kalp hastalıklarına karşı koruyucu görev üstlenir, karaciğeri korur ve besinlerin içerisindeki alerjenlerle savaşarak zararlı maddeleri temizlerler.

Takviye ya da besinler yoluyla alınabilen probiyotiklerin vücudumuzdaki etkilerinin görülebilmesi için her gün düzenli olarak tüketilmesi gerekiyor. Probiyotik ile zenginleştirilmiş yoğurt, kefir, boza, tarhana, fermente besinler, sirke, fermente peynirler hem ulaşılması kolay hem de kolaylıkla tüketilebilecek probiyotik besinler arasında yer alıyor. Probiyotiklere besin sağlayan prebiyotikler olarak ise yer elması, soğan, sarımsak, pırasa, kuşkonmaz, hindiba, keten tohumu, arpa ve yulaf olarak sıralayabiliriz.

Sizler de daha fazla ekşi ve fermente gıdalar yiyerek, yüksek lifli gıdalarda çözünmeyen lifli bağırsak bakterilerinizi besleyerek ve hatta yüksek kaliteli probiyotik takviyeleri alarak günlük rutininize probiyotikleri ekleyebilirsiniz.

Hazırlayan: Diler Nogal