Plastik Tüketen Bakteri
22 Nisan 2020
Probiyotikler
29 Nisan 2020

Işınlanma

Derler ki bir şeyi başarmanın ilk adımı hayal etmektir. Günümüz teknolojisinden yıllar önce çekilen filmleri izlediğimizde kendi yaşantımızdan parçalar buluruz bazen. Filmlerle icatların en önemli ortak noktası ikisinin de insanoğlunun hayal gücünün ürünü olmasıdır. Peki birçok uzay ve bilimkurgu filmine konu olan ışınlanmayı icat etmek için hayal gücü yeterli midir?

Korkarım hayır. Her ne kadar bir yerden bir yere gitmenin en pratik yollarından biri olsa da temel fizik kuralları ışınlanmamıza izin vermeye pek niyetli değil. İlk olarak Einstein’ın Görelilik Kuramını ele alalım. Einstein’a göre hiçbir şey ışık hızından hızlı hareket edemez. Bu durumda kendimizi atomlarımıza ayırıp diğer tarafta birleştirebilsek bile bunun için belirli bir süre geçmesi gerekecek demektir. Yani aslında hepimizin odak noktası olan bir yerden bir yere anında ulaşmak maalesef mümkün değil. Bu durumda seyahat ederken uçak kullanmak daha güvenli bir yol gibi gözüküyor. Bir diğer mesele ise yukarıda bahsettiğim gibi vücudumuzu atomlarına ayırmak ve tekrar birleştirmektir. Eğer tamamen doğru bir şekilde atomlarımıza ayrılsak ve doğru şekilde birleşsek bile bu süreçte hayatta kalabilir miyiz? Bütün bunları hallettiğimizi ve canlı bir şekilde atomlarımıza ayrılıp birleşebildiğimizi düşünelim; peki ya üstümüzdeki kıyafetler veya yanımızdaki eşyalar ne olacak? Çantamızın kolumuzun bir parçası olduğunu veya tişörtümüzün yeni saçlarımız olduğunu düşünmek hepimizin biraz canını sıkabilir. Tabi ki işin bir de ahlaki ve felsefi boyutları da mevcut. Işınlanma portalına giren kişi ve portaldan çıkan kişi aynı kişi mi olacak sorusu söz konusu. Bütün bunların yanı sıra bir kişiyi atomlarına ayırmak, başka bir yere taşımak ve orada tekrar birleştirmek için çok büyük bir enerji gerektiriyor. Şu an var olan enerji kaynaklarımızla gerekli enerjiyi karşılamamız mümkün görünmüyor. Fakat güzel haber şu ki henüz insanların ışınlanması için elimizden bir şey gelmese de bilim insanları bilgiyi ışınlanmanın bir yolunu buldu. Kuantum ışınlanması adlı çalışma sayesinde bir parçacığın (genellikle foton) durumu ışınlama yöntemi sayesinde bir yerden bir yere iletilebiliyor. Bu teknolojinin ilerleyen zamanlarda güvenli bilgi aktarımı için kullanılması planlanıyor. Işınlama teknolojisinin fotonlara uygulanmasının sebebi ise en basit haliyle fotonların özdeş atomlardan oluşması diyebiliriz.

Maalesef canlıların ışınlanması şu an için hala hayal gücümüzün bir eseri. Fakat yukarıda da belirttiğim gibi bir şeyler başarmanın ilk adımı hayal etmektir. Belki de fotonların ışınlanması bizler için de umut var demektir. Bizlerin hayal gücünün gelecek nesillerin gerçeği olması dileğiyle…

Hazırlayan: Ayçe İdil Sütcü