Ay Yüzeyindeki Dev Mağaralar

Bataryalarda Lityum İyon Yerine Demir Kullanılabilir mi?
15 Eylül 2019
Microlattice
22 Eylül 2019

Ay Yüzeyindeki Dev Mağaralar

4.1 Milyar yıl önce Dünya’mızın çekim gücü etkisinden dolayı bize eşlik etmeyi sürdüren ve gecelerimize farklı bir atmosfer katan Ay, geleceğin kolonicileri için uygun bir yer olmaya devam ediyor.

Gökbilimciler tarafından yıllarca araştırılan Ay’ın Oceanus Procellarum bölgesindeki volkanik tepelerle kaplı Marius Hills’te sığınılabilir mağaraların bulunması kolonileşme çalışmaları için önemli bir keşfe imza attı. Üstelik bu mağaraların arasında 50 kilometre uzunluğunda ve 100 metre genişliğinde dev bir mağara bulunmasıyla; barınma, sürekli değişen yüzey ısısı ve mikro-meteor çarpmaları çözüme kavuşmuş oldu.

JAXA (Japan Aerospace Exploration Agency) tarafından kontrol edilen Selene uzay aracının, jeolojik yapıları ortaya çıkarmak için göndermiş olduğu radar taramasındaki sinyaller, mağaraların yüzeylerine çarparak ilk önce zayıf bir yansıma oluştursa da bundan sonraki gelen ikinci ve daha güçlü yansımalarla, uydunun yüzeyindeki lav kanallarının yapısı çıkartıldı ve böylelikle o bölgede biden fazla mağara olduğu keşfedilmiş oldu. Ardından, NASA (National Aeronautics and Space Administration)’nın ikiz uzay araçları olan Ebb ve Flow ile gerçekleştirdiği Grail görevinde ise; Ay’ın yer çekim haritasını tarayarak Marius Hill’in bazı bölgelerinde kütle eksikliğinden kaynaklanan yer çekim zayıflığını tespit edildi ve böylece gidip barınabileceğimiz yeraltı mağaraları ispatlanmış oldu.

Peki neden Ay kolonileşme çalışmaları için bu kadar önemli?

Bu soruyu üç şekilde cevaplarsak ilki doğal uyduğumuz olan Ay bizden 384.400 km uzaklıkta bulunmaktadır. Dünya’dan Mars’a gidiş-geliş süremiz yaklaşık 13 ay sürmesine karşın, Ay’a gidiş-geliş süremiz yaklaşık 3-6 gün sürmektedir. İkinci olarak, Ay’da roketin aerodinamiğini etkileyecek herhangi bir atmosferi bulunmuyor ve yer çekim ivmesi Dünya ile kıyasla 8,185 m/s2 daha azdır. Bu sebeple, minimum yakıt ve kolay kalkış ile Ay’ın yörüngesinde süzülüp Mars’a gidilebilir. Son olarak da uydumuzun yüzeyinde Helyum-3 bulunmasıdır. Yerküremizin süper güçlerini birbirine düşürerek tekrar Ay yarışına sebep olan bu izotopun sadece 40 tonu ABD’yi 12 ay boyunca kesintisiz aydınlatabilecek kadar değerli enerji taşımaktadır. Bu yüzden, Mars’a yapılan yatırımlar kadar Ay içinde yapılıyor.

İlk koloniciler için önemli bir yer olan bu keşifle, barınma ve taşınma konusunda bir nevi çözüm sağlanmış gibi gözüküyor çünkü barınma yerlerini sıfırdan yapmak fazlasıyla zor olmakla birlikte yüklü bir maddi kaynak ve uzun bir süre gerektirecek bir iştir.

Hazırlayan: Mert Uğurlu